Küçültme Stratejileri Projesi

Yazan admin Tarih 07 Haziran 2009 | Yorum Yok

ÖNSÖZ
Küreselleşen piyasalar çağını yaşıyoruz; dünyanın dört bir yanında üretilen ürünlere hatta hizmetlere bir “tık” mesafedeyiz. Tüketiciler için rüya, üreticiler için kabus gibi bir dünya. Geçmişte, sadece yaşadığımız şehrin hatta belki semtin esnafı anlaştığında, bize istedikleri fiyatı ya da kaliteyi dayatabilirken, bugün saç tokası alırken bile üç beş farklı ülkede üretilmiş ürünler arasından tercih yapabiliyoruz. Sonuçta, bu rekabete dayanamayanlar piyasadan siliniyor; aynı ürün ve üretim tekniği ile çok uzun süre hayatta kalmak mümkün değil; firmalar günümüzde ya değişime ayak uyduruyor ya da yok oluyor.

Küçültme Stratejileri - Örgütsel Gerileme

Yazan admin Tarih 07 Haziran 2009 | Yorum Yok

Örgütsel gerileme ile ilgili ilk çalışmalar 1980-90 yılları arasında filizlenmeye başlamıştır.Revaçta olan bir olgu olmasına karşın,firmaların, gerileme konusunu rekabet ortamında nasıl kavramsallaştırmaları gerektiği hakkında yeterli araştırma yaptıkları söylenemez.
Çevre şartlarına uyum sağlayabilen şirketler işleyişini sağlıklı bir şekilde sürdürebilirken, değişen şartlara ayak uyduramayan şirketlerde ise örgütsel gerilemeler hatta yok olmalar görülebilir.Küreselleşme,teknolojik gelişmeler ve dış kaynak kullanımı sayesinde rekabetin en üst seviyeye ulaştığı şu günlerde,firmalar kendi sınırlarını zorlamakta ve artık daha fazla gelişmelerine imkan kalmamaktadır.Gelişememenin sonucunda ise gerilemenin başlaması ihtimali yüksektir.Bu yüzdendir ki, araştırmacılar tekrardan örgütsel gerileme üzerine yoğunlaşmaya başlamışlardır.Araştırmalar şu 3 soru üzerine yoğunlaşmıştır.(a)Şirketler neden geriler? (b)Gerilemenin organizasyon içinde ve dışında sosyal,psikolojik,ekonomik ve siyasal konular üzerinde etkileri nelerdir? (c)Şirketler gerilemeye nasıl cevap verirler?

Küçültme Stratejileri - İşletme Fonksiyonlarının Azaltılması

Yazan admin Tarih 05 Haziran 2009 | Yorum Yok

İşletme fonksiyonlarını azaltmak, gereksiz iş akış aşamalarının ortadan kaldırılması,geriye kalanların devamlılığı bozmayacak şekilde düzene konması, söz konusu etkinlikle ilgili isgücünün sürekli geişmeye elverişli çapraz fonksiyonlu takımlar biçiminde yeniden organize edilmesini ön gören bir stratejidir. Fonksiyon azaltma, organizasyon yapısı ile birlikte işletme faaliyetlerinin de gözden geçirilerek temel yeteneğin dışında kalan faaliyetleri gerçekleştiren bölümlerin kapatılması, tüm süreçlerin incelenerek yeniden şekillendirilmesi olarak da düşünülebilir.Genellikle, aşırı farklılaşmadan kaynaklanan hantallaşma, atıl kapasite, yüksek maliyet ve düşük verimliliğe bağlı olarak rekabet gücününazalması ve denetimin güçleşmesi gibi problemlerin üstesinden gelmek için başvurulan bir küçülme yöntemidir.
Mükemmel bir organizasyon, örgüt yapısını sadeleştirmeyi ve basitleştirmeyi gerçekleştirmiş, dikey organizasyon yerine yatay organizasyon yapısını ikame etmiş, aynı zamanda gereksiz ve katma değer yaratmayan fonksiyonları ve iş süreçlerini ortadan kaldırmış bir organizasyondur. Yaşam boyu istihdam politikası izleyen Japon işletmeleri bile, küçülme planları yapmakta. Hatta, Dahl ve Nesheim’e göre, Japonya’nın dev telekomünikasyon şirketi NTT, 45.000 işi elimine etmeyi planladığını duyurmuş ve Nissan 7.000 çalışanını işten çıkarmayı planladığını bildirmiştir (1998, s.239).
İşletme fonksiyonlarını azaltma stratejisinin özellikleri ve ilkeleri şunlardır:
1.Her yerde uygulanabilir.
2.Her ülkede uygulanabilir.
3.Her işyerinde uygulanabilir.
4.Her yere transfer edilebilir
5.Takım ruhu hâkimdir.
6.Müşteri tarafından yönlendirilir.
7.Yatay bir organizasyondur.
8.Doğrudan ve sağlıklı haberleşme gerektirir.
9.Yetki ve sorumluluklar dağıtılmıştır.
10.Değişiklik özelliğine sahiptir.
11.Disiplin gerektirir.
12.Basitleştirilmiş görsel bir yapıdır.

Küçültme Stratejileri Çevreye Uyum Sağlama

Yazan admin Tarih 05 Haziran 2009 | Yorum Yok

Küçülme stratejilerinden bir diğeri ise çevreye uyum sağlayamamadır. Kullanılan çevre kelimesi organizasyonun çevresi olarak adlandırılabilir. Demografik çevre, makroekonomik ortam, teknolojik çevre, kültürel çevre ve uluslararası çevreden oluşmuştur. Kimi yazar ve bilim adamlarınca gerileme, uyum sağlayamamanın tersi olarak tanımlanmıştır. Ve bu sebepten ötürü de küçülme stratejilerinin merkezindeki kavram olarak yerleştirilmiştir. Ancak burada gerileme ile küçülme arasında fark olup olmadığı sorunu ortaya çıkmıştır. Küçülme gerilemeye bir karşılık olabilir ancak farklı anlamdadırlar. Gerileme istenmeden ortaya çıkarken, küçülme belirli amaçlar doğrultusunda uygulanır. Yukarıdaki genellemeyi yapanların önde gelen isimlerinden biri Greenhalgh’dur. Greenhalgh çevreye uyum sağlayamama ile küçülmeyi birbiriyle bağlantılı kavramlar olarak nitelendirmiştir. Ancak küçülmenin beraberinde çevreye uyumsuzluk ve buna bağlı olarak da başarısızlık ya da kötü performans gibi olumsuz sonuçlar doğuracağını söylemek yanlış olur. Unutulmamalıdır ki içinde bulunduğu çevreye uyum sağlayamayan işletmeler, bunu beceren rakiplerince saf dışı bırakılacaklardır. Çevreyle uyumu ölçmede kullanılan en etkin yöntem çevre analizi yöntemidir. Bu yöntemde üç temel düzey (dünya, ülke ve sektör) vardır. Bu düzeylere bağlı sorular ile analiz yapılmaya çalışılır. Bu sorular;
• Dünyada sizi etkileyen neler oluyor?
• Türkiye’de sizi etkileyen değişimler neler?
• Sektörünüzde sizi neler etkileyecek?
Sonuç olarak çevreye uyum sağlayamama, yukarıda da belirtilen etkin küçülme ile büyüme hedefine ulaşmak amacıyla organizasyonun çevresine göre performansını ayarlaması için uyguladığı stratejik bir hareketi temsil eder.

Küçültme Stratejileri - Yeniden Tasarlama

Yazan admin Tarih 05 Haziran 2009 | Yorum Yok

İnsanlara benzeyen kurumların zamanla değişme ihtiyacı, onları kimi zaman küçülme kimi zaman da büyüme stratejileri uygulamak zorunda bırakır. Genel anlamda incelendiğinde küçülme ve büyüme stratejileri teorik olarak aynı örgütsel şekil ve yapıları yaratır. Büyüyen organizasyonlarda ortaya çıkan merkezcillikten uzaklaşma sorunu ve beraberinde gelen birimler arasındaki mesafe artışı, kurumları küçülme stratejileri uygulamaya iter. Birimler arasındaki kopukluğu giderme yöntemlerinden biri de incelemekte olduğumuz yeniden tasarlama stratejisidir. Hedefin etkin küçülme ile büyümek olduğu küçülme stratejilerinden yeniden tasarlama, temel olarak kurumların fonksiyon ve görevlerini farklı bir vizyonla düzenlemeyi esas alır. Inovatif kısım da dahil olmak üzere kurumların pek çok alanında uygulanması mümkündür. Emmanuella Vast ve Natalia Levina’nın araştırmalarına göre, ServCo isimli firmanın IT departmanındaki yeniden tasarım şöyle özetlenmektedir. Firma, ihtiyacı olan açık bir kurumsal yapı, gelişmiş müşteri ilişkileri ve sahip olduğu teknoloji potansiyelini yansıtma gibi üç önemli özelliği IT departmanındaki yeniden tasarım ile gerçekleştirmiştir. IT bölümü, yapısındaki bu değişmeler ile firma için bir kondüktör özelliği görmüş ve pek çok müşteriden olumlu tepkiler almıştır (2006). Özelleşmiş kurum ve konulardan tekrar genele geçip, yeniden tasarımın ana hedeflerini verecek olduğumuzda ise,
• Fonksiyonları elemek
• Hiyerarşik seviyeleri, grupları veya kısımları elemek
• Ürünleri elemek
• Görevleri yeniden tasarlamak
• Birimleri birleştirmek
• Çalışma saatlerini azaltmak
şeklinde düzenleyebileceğimiz altı ana hedef sıralanabilir.

Küçültme Stratejileri - Dikey Bütünleşme

Yazan admin Tarih 03 Haziran 2009 | Yorum Yok

Dikey bütünleşme (Vertical Integration), Shackman’a göre, birbiriyle ilgili çeşitli üretim kademelerinde çalışan firmaların girdi sağlamak ve çıktılarına pazar bulmak için tek bir yönetim altında toplanmasıdır. Chatterjee, Lubatkin ve Schoenecker’dan alıntılandığına göre dikey bütünleşme “birden fazla yumurtanın aynı sepet içine konulması”dır; çünkü, dikey bütünleşmeyle, işletmeler, birkaç işletmeciliğe yayılmak yerine, bir özel işletmecilik çatısı altında toplanırlar (2007).

Küçültme Stratejileri Delayering - Kademe Azaltma

Yazan admin Tarih 03 Haziran 2009 | Yorum Yok

Delayering (Kademe Azaltma),yeniden örgütleme yoluyla tepe yönetim ile operasyonel düzey arasındaki ara yönetim kademelerinden bir veya bir kaçının ortadan kaldırılması ve bu yolla örgüt yapısının daha basık ve yatay bir hale getirilmesidir. Ahlstrom ve Karlsson’ın alıntıladığı, Gunn, Hayes ve diğerlerine göre yalın üretim sisteminde sorumluluk ve yetki tutarlı bir şekilde örgütün daha düşük seviyelerine düşürülebilir ve hiyerarşik seviyeler azaltılabilir (2000). Grove’a göre bu yöntemle örgütte heveslilik artar, zira daha az kademeyle, bilgi akışı daha kolay sağlanır, problemler daha hızlı çözülür, dolayısıyla ortam çalışmak için daha verimli bir hale gelir (Ahlstrom ve Karlsson, 2000).

Küçültme Stratejileri - İş Gücü Azaltımı

Yazan admin Tarih 03 Haziran 2009 | Yorum Yok

Hoskisson ve Hitt’e göre iş gücü azaltımı çalışan sayısının işten çıkarmalar, erken emeklilik ve işten gönüllü ayrılma programları ile azaltılması anlamına gelir (Wayhan ve Werner, 2000). Şirketler iş gücü azaltımına özellikle finansal darboğazlar, şirket birleşmeleri, downsizing uygulamaları, örgütsel gerileme ve yeniden yapılandırma süreçleri sırasında giderler.
Greenhalgh, Lawrence ve Sutton’a örgütsel küçülmeyi sağlamak için en genel kullanılan yöntem işten çıkarmalardır. Harrigan’ın yaptığı araştırmalara göre ani kaynak sıkıntısına giren örgütlerin bu durumdan kurtulmak için buldukları neredeyse tüm cevaplar iş gücü azaltımını içerir.İş gücüne duyulan ihtiyaç azaldığında işten çıkarmalara alternatif olarak uygulanacak metodlar arasında; işten gönüllü ayrılmalar, erken emeklilik uygulamaları, çalışma saatlerinin azaltılması çalışanların başka işlere ya da departmanlara kaydırılması sayılabilir (1988, s.241)

Küçülme Stratejileri - Downsizing (küçülerek büyüme)

Yazan admin Tarih 03 Haziran 2009 | Yorum Yok

Downsizing (küçülerek büyüme), kabaca birim üretim başına düşen çalışan sayısının azaltılması şeklinde tanımlanabilir.
Daha ayrıntılı incelenmek istendiğinde konu,Cameron’ın yaptığı gibi; amaç, çalışanlar, etkinlik ve iş süreci olmak üzere 4 ana başlık altında incelenebilir (1994, s. 192).
Öncelikle, Cameron’a göre, downsizing örgütün bilinçli bir şekilde uyguladığı bir yönetim stratejisidir. Yani pazar payının küçülmesi, gelirlerin azalması ya da örgütsel gerileme gibi çevresel değişkenlere bağlı olarak örgütün ‘başına gelen’ bir durum değildir (1994, s. 193).

Harms of Peer to Peer Sharing on Music and Film Industry

Yazan admin Tarih 03 Haziran 2009 | Yorum Yok

Thesis: Although there are certain organizations and individuals supporting it, peer to peer sharing, which has millions of users all over the world, is a serious threat for music and film industry because it has many harms on producing process such as unprotecting copyright rights and on sale processes such as lowering the sale rates and being an excellent source for music and film pirates; so some people and organizations are in a great effort to prevent this.
I. Supporters of P2P:
A. The benefits of P2P which don’t make it illegal
1. A good source for scientific researches
a. Live
b. Wide

Etiketler: , , , , , , , , ,  

Kategori: İngilizce Outline'lar

Önceki Yazılar  

Son Yorumlar

Soccergenclix.net Forum'dan..

Et?ketler